Ana içeriğe atla

HENDESE-İ MÜLKİYE

CIVIL ENGINEER - (SİVİL) İNŞAAT MÜHENDİSİ


Mühendis kelimesi Arapça kökenli "hendese" yani geometri kelimesinden türemiş geometri bilen anlamına gelir. Osmanlı Devleti' nde askeri kökenli bir eğitim modeliyle ordu ihtiyaçlarını karşılamakla başlamasına müteakip sivil ihtiyaçları da gideren bir meslek alanına dönüşmüştür.

1773 Mühendishâne-i Bahrî Hümâyûn

1775 İstanbul Haliç Tersâne-i Âmire-              Hendese Odası

1781 Mühendishâne 

1795 Mühendishâne-i Cedîde 

1806 Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn

1883 Hendese-i Mülkiye Mektebi

1909 Mühendis Mekteb-i Âlîsi

1928 Yüksek Mühendis Mektebi

1944 İstanbul Teknik Üniversitesi


*Mimar SİNAN (1489-1588) 

Aslında Mimarlık ve İnşaat mühendisliği henüz birbirinden ayrılmamış toplam bir disiplin iken ilk inşaat mühendisi 1586 tarihli bir Vakfiye'ye istinaden Mimar Sinan sayılmalıdır.

Bkz. Evliya ÇELEBİ- Seyahatname 
Edirne Selimiye Cami'si için Mimar Sinan'a atfen "Mimar ve Mühendis-i Kâmil" 



























*Mühendislik eğitimine önceleri askeri amaçlarla başlanılmışsa da gerek demiryolu yapımı konusunda gerek diğer teknik konularda eksiklik hissedilerek sivil mühendislik eğitimi (1909) anlayışına dönülmüştür. Nafia Nezareti'ne (Bayındırlık Bakanlığı) bağlı bir okul olarak devam etmiştir. Derslerinden de anlaşılacağı üzere İnşaat, Harita ve Mimarlık alanlarını içinde toplayan toplam bir disiplin olarak var olmuştur.

*Zemin Mekaniği biliminin en önemli hocası Prof.Dr. Karl Von Terzaghi 1916 yılında İstanbul'a gelerek 1919'da İstanbul'un işgali ile kapatılana kadar Hendese-i Mülkiye Mektebi' nde ders vermiştir. Buradan sonra da Robert Koleji' nde öğretim üyeliği yapan Terzaghi 1924 yılında "Erdbaumechanik" kitabıyla bilim dünyasında isminden söz ettirmesiyle MIT Üniversitesi'nden davet almış ve Amerika'ya gitmiştir.

Hendese-i Mülkiye Dersleri (1883)


1. sınıf: Cebr-i âdî, Hendese ve Tatbikatı, Osmanlı Coğrafyası, Müsellesât-ı Müsteviyye (Düzlem trigonometri) ve Küreviyye, Kitâbet-i Osmâniyye, Fransızca, Eşkâl-i Hendesiyye Tersîmi, Resm-i Mücessem (Teknik resim), Arazi Üzerine Hendese


2. sınıf: Topoğrafya, Hendese-i Resmiyye (Tasarı Geometri), Fizik, Cebr-i âlâ, Hesâb-ı Temâmî (İntegral) ve Tefâzuli (Diferansiyel), Kitâbet-i Osmâniyye, Fransızca


3. sınıf: Cerr-i Eşkâl ile Umûmen Tatbikatı, Turuk-i âdiye, Fenn-i kısm-ı arazi, Muhtasar ilmi hey’et ve Kimya, Kitâbet-i Osmâniyye, Fransızca, Resm-i Mücessem, Üm-i tabakat-il-arz (Jeoloji)


4. sınıf: Demiryolları, Alelumûm Köprüler, Nakl-i Miyâh (Su getirme), Fenn-i Mîmârî, İnşaat ve Usûl-i keşf, Fransızca.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BOZKIRIN TEZENESİ NEŞET ERTAŞ

“Garip” mahlasını kullanan ve abdal geleneğinin 20. Yüzyıl temsilcilerinden Neşet Ertaş, 1938 yılında Çiçekdağı ilçesinde başladığı hayat mücadelesine müziğe ve halk edebiyatına kazandırdığı yüzlerce eserin tasavvufi hazzını yaşayarak nokta koymuş ve 2012 yılında gözlerini yummuştu. Ölümsüz eserleriyle, yaşam felsefesiyle halkın gönlünde hiç yummadı o gözlerini. Çocukluğunda başlayan müzik hayatı, kendi biyografisini kaleme aldığı eserinde şu şekilde dökülmüştü dilinden. “Dizinde sızıydı anamın derdi Tokacı saz yaptı elime verdi Yeni bitirmiştim üç ile dördü Baban gibi sazcı oldun dediler” Ustası, babası Muharrem Ertaş’tı. Ondan aldığı usta-çırak eğitimiyle ve Türkmen-Abdal geleneğiyle yoğrulan Ertaş ilk sazını bağrına bastığından beri hiç bırakmadı. Onun beslendiği kültürde saz çalmak, türkü söylemek sıradan bir uğraş değil, adeta ibadetti. Dadaloğlu’nun avazı, Karacaoğlan’ın beyitleri, Pir Sultan’ın deyişleri, Muharrem Usta’nın bozlakları… Beslendiği bu kült...

SARILAR A.Ş MADENCİYE KARŞI

Ülkemizin önemli maden havzalarından olan Soma ve Ermenek'te madencilerin peşpeşe yaşadıkları iş cinayetlerine ve uzunca bir zamandır süren hak mücadelesine tanıklık ediyoruz. Sesini her çıkardığında karşısında jandarmayı bulan maden işçileri 6 yıldır sadece kıdem tazminatlarının ve iş mahkemelerinde kazanılmış tazminatlarının ödenmesini istiyorlar. Bu tazminat mağduriyeti yaklaşık 3 bin 500 işçiyi ilgilendiriyordu. 1 yıl önce Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde mücadeleye ivme kazandıran işçiler meşru her yolu deneyerek 23 Temmuz 2020'de yasanın çıkarılmasını sağlamışlardı. Ancak bu yasa değişikliği sadece Soma Holding'e ait rödovanslı Işıklar, Atabacası ve Geventepe ocaklarını kapsadı. Diğer rödovanslı sahaları kapsamadı. Yasa değişikliğine göre bu rödovanslı sahalarda çalışan madencilerin alacakları TKİ tarafından ödenecek ve bu ödeme şirket yöneticilerine rücu edilecekti. Çünkü rödovans sistemi TKİ ile şirket arasında bir sözleşmeye bağlıydı ve TKİ'nin de soruml...

KIRŞEHİR'e YOLU DÜŞENLER

Kültür-sanat alanında verimli bir geçmişe sahiptir Kırşehir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin saçtığı tohumların  filizlendiği bir diyardır. Ozanların, şairlerin diyarıdır. Tıpkı Âşık Paşa gibi, Ahmed-i Gülşehri gibi, Âşık  Said gibi ve bin yıllık Abdal geleneğinin devamcısı ozanlar Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş, Hacı Taşan ve  yüzlercesi gibi… Kırşehir çok çeşitli düşünce ve sanat ortamından izler taşımaktadır.  Bu havayı soluyanların uzun süre terk edemediği bu kültür şehri aynı zamanda birçok edebiyatçıya,  siyasetçiye, şaire de ev sahipliği yapmıştır. Kimi zaman gönülden kimi zaman zorunlu sürgünlerle.  Evet, bir zamanlar sürgün edilen ‘ıslah’ olmaları için siyasi sürgüne uğrayan onca yazarımız, şairimiz  de bu şehirden geçmiştir. Kırşehir’de iki yıl siyasi sürgün dönemi (1945-1947) geçiren şair A. Kadir “Mutlu Olmak Varken”  kitabında anlatır sürgün anılarını. Yokluk ve parasızlık günlerinde burada kurduğu birkaç dostluğu  anlatır. Ve Halke...