Ana içeriğe atla

Cumhuriyet Aslında Nedir?

Statüko, vesayet, sivilleşme, geçmişle hesaplaşma, demokrasi gibi ağdalı kelimelerle toplum mühendisliği çalışmasını 2010 referandumuyla taçlandıran ve ardından koşar adım bir takunyalı faşizm rüzgarını estirenlerin Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine olan düşmanlığını sadece içi boş argümanlarla ve dini sömüren bir gericilik üzerinden tanımladığını görüyoruz.

Peki bu derece düşman oldukları Cumhuriyet değerleri nedir?

Tam Bağımsız Türkiye'dir.
Sevr planının def edilmesidir.
Nezahat Onbaşı, Şerife Bacı ve Çete Emir Ayşe'dir elinde mavzeriyle Ege dağlarında.

Müftü Ahmet Hulusi’dir, Mehmet Rıfat’tır. Cümle sarıklı ulema İngiliz'in emriyle katli vaciptir derken.

Ve İngiliz'e, Fransız'a verilen ayrıcalıkların kaldırılmasıdır.
Kamulaştırmadır.
İmtiyazlı bir müteahhit çetesinin olmamasıdır.

Cumhuriyet demek kadınların da nüfus sayımında sayılmasıdır.
Seçme seçilme hakkıdır.
İlk kadın belediye başkanı Sadiye Hanım'dır.

Cumhuriyet demek eğitimde fırsat eşitliğidir.
Parasız yatılı okullardır.
Köy Enstitüleri'dir.
Hasan Ali Yücel'dir.
Köy çocuklarından doktor öğretmen mühendis yetiştirmektir.

Cumhuriyet demek Hıfzısıhha'dır.
Refik Saydam'dır.
Memleket Hastaneleri'dir.

Cumhuriyet demek milli demiryoludur.
Behiç Erkin'dir.
Ankara-Sivas-Erzurum demiryoludur.

Cumhuriyet demek Kırıkkale Mühimmat Fabrikası’dır, henüz Cumhuriyet dört yaşında iken kurulan.
Şimdi yarım yüzyıldır USA damgalı savunmamız.



Cumhuriyet emperyalizmin yerli uşaklarınca yağmalanan Sümerbank, Tütün Fabrikaları, Şeker Fabrikaları, Nazilli Basma Fabrikası, Karabük Demir-Çelik, MTA ve milli maden ocaklarıdır. Yerli üretimdir. Kendi kendine yetebilmektir.

Vahabi-Selefi bir zihniyetin ürünü olan bu kesimden bunları anlamasını elbette beklemiyoruz. Yani dini sadece kadının etek boyundan, saçtan, sakaldan ibaret sananların Cumhuriyet'in bu değerlerini anlamasını elbette beklemiyoruz. Sadece biraz edep!..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BOZKIRIN TEZENESİ NEŞET ERTAŞ

“Garip” mahlasını kullanan ve abdal geleneğinin 20. Yüzyıl temsilcilerinden Neşet Ertaş, 1938 yılında Çiçekdağı ilçesinde başladığı hayat mücadelesine müziğe ve halk edebiyatına kazandırdığı yüzlerce eserin tasavvufi hazzını yaşayarak nokta koymuş ve 2012 yılında gözlerini yummuştu. Ölümsüz eserleriyle, yaşam felsefesiyle halkın gönlünde hiç yummadı o gözlerini. Çocukluğunda başlayan müzik hayatı, kendi biyografisini kaleme aldığı eserinde şu şekilde dökülmüştü dilinden. “Dizinde sızıydı anamın derdi Tokacı saz yaptı elime verdi Yeni bitirmiştim üç ile dördü Baban gibi sazcı oldun dediler” Ustası, babası Muharrem Ertaş’tı. Ondan aldığı usta-çırak eğitimiyle ve Türkmen-Abdal geleneğiyle yoğrulan Ertaş ilk sazını bağrına bastığından beri hiç bırakmadı. Onun beslendiği kültürde saz çalmak, türkü söylemek sıradan bir uğraş değil, adeta ibadetti. Dadaloğlu’nun avazı, Karacaoğlan’ın beyitleri, Pir Sultan’ın deyişleri, Muharrem Usta’nın bozlakları… Beslendiği bu kült...

SARILAR A.Ş MADENCİYE KARŞI

Ülkemizin önemli maden havzalarından olan Soma ve Ermenek'te madencilerin peşpeşe yaşadıkları iş cinayetlerine ve uzunca bir zamandır süren hak mücadelesine tanıklık ediyoruz. Sesini her çıkardığında karşısında jandarmayı bulan maden işçileri 6 yıldır sadece kıdem tazminatlarının ve iş mahkemelerinde kazanılmış tazminatlarının ödenmesini istiyorlar. Bu tazminat mağduriyeti yaklaşık 3 bin 500 işçiyi ilgilendiriyordu. 1 yıl önce Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde mücadeleye ivme kazandıran işçiler meşru her yolu deneyerek 23 Temmuz 2020'de yasanın çıkarılmasını sağlamışlardı. Ancak bu yasa değişikliği sadece Soma Holding'e ait rödovanslı Işıklar, Atabacası ve Geventepe ocaklarını kapsadı. Diğer rödovanslı sahaları kapsamadı. Yasa değişikliğine göre bu rödovanslı sahalarda çalışan madencilerin alacakları TKİ tarafından ödenecek ve bu ödeme şirket yöneticilerine rücu edilecekti. Çünkü rödovans sistemi TKİ ile şirket arasında bir sözleşmeye bağlıydı ve TKİ'nin de soruml...

Çiçekdağı (Mecidiye) Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti

Milli Mücadele döneminde Çiçekdağı gerek Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile ileri gelenleriyle gerek Ali  Galip Bey gibi cephede gerekse de Çapanoğlu isyanı sırasında isyanın ilçelerine sıçramasını önleyip  (Kırşehir’in ardından Konya’daki diğer hilafet yanlısı isyancılarla buluşma noktasında önemli) Ankara  ile devamlı bilgi alışverişinde olmaları ardından da isyanı bastıran Çerkez Ethem’e rehberlik etmeleri  ile kayda değer katkılarıyla adlarından söz edilmeyi başarmış değerli insanları içinden çıkarmış bir  ilçedir. Çiçekdağı ilçesinde o dönem aynı düşünceye hizmet amacıyla kurulmuş olan; Çiçekdağı (Mecidiye)  Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti de başta cemiyet başkanı Dağıstan Bey olmak üzere, cemiyet kâtibi Hacı  İbrahim Efendi, müftü Hayrullah Efendi, Belediye Başkanı Necip (İnce) Bey ile cemiyetin gençlik  kollarını oluşturan Osman Şevki (Çiçekdağ), Reşat Akyön ve Ali Galip (Gençoğlu) Bey’in kurdukları  Çiçekdağ Tenvir-i Efkâr Yurdu ve Çiçekdağ T...