Ana içeriğe atla

BÜTÇE 2021

2021 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanun Teklifi'ne göre bütçenin tahmini açığı 245 milyar lira!

2021 yılında bütçe giderleri 1 trilyon 346 milyar lira, faiz hariç giderler 1 trilyon 166,6 milyar lira. Yani faize ayrılan miktar 180 milyar lira tahmin ediliyor. 2020 yılı için faize ayrılan miktar 139 milyar lira idi. 18 yılda toplam 1 trilyon lira faize gitti. Londra tefecilerini beslemeye devam...

Bütçe gelirleri toplam 1 trilyon 101 milyar lira, vergi gelirleri 922,7 milyar lira. 2019 yılında vergi gelirleri 756 milyar lira hedeflenirken yıl sonunda 673 milyar lirayı güç bela bulmuştu. Bunun şampiyonları da elbette ücretlilerin ödediği vergiler ve yüksek ÖTV'li ürünler. Bu açığı nasıl kapatacaklarını tahmin etmek zor değil. Yine de bu tahmini vergi geliri hayalden öte halüsinasyon.

Bu verilere göre 2021 yılı bütçe açığı 245 milyar lira olarak öngörüldü. 2020 yılı için 139 milyar lira olacağı düşünülen bütçe açığı Eylül ayı gerçekleşmesine göre 9 ayda 140 milyar lirayı geçti. Patronlara verilen teşvikler, milyarlarca liralık vergi muafiyetleri ve fahiş garanti ödemelerinin sonucu bütçede kara delik büyüyor.



Plansızlığın, hesap vermemenin, Sayıştay'ı takmamanın, akademik ve siyasi eleştirilere, önerilere kulak tıkamanın bir karşılığı elbette olacaktır.

Bütçede Yap-İşlet-Devret projelerine verilen garanti miktarlarını ve bu müteahhitlere ne kadar ödeme yapılacağını gizlemenin kafayı devekuşu gibi kuma gömmekten öte bir anlamı yok!

Magna Carta ile 805 yıl önce kazanılan Bütçe Hakkı'nın olmadığı bir bütçe oyununa daha hoşgeldiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

HENDESE-İ MÜLKİYE

CIVIL ENGINEER - (SİVİL) İNŞAAT MÜHENDİSİ Mühendis kelimesi Arapça kökenli "hendese" yani geometri kelimesinden türemiş geometri bilen anlamına gelir. Osmanlı Devleti' nde askeri kökenli bir eğitim modeliyle ordu ihtiyaçlarını karşılamakla başlamasına müteakip sivil ihtiyaçları da gideren bir meslek alanına dönüşmüştür. 1773 Mühendishâne-i Bahrî Hümâyûn 1775 İstanbul Haliç Tersâne-i Âmire-              Hendese Odası 1781 Mühendishâne  1795 Mühendishâne-i Cedîde  1806 Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn 1883 Hendese-i Mülkiye Mektebi 1909 Mühendis Mekteb-i Âlîsi 1928 Yüksek Mühendis Mektebi 1944 İstanbul Teknik Üniversitesi *Mimar SİNAN (1489-1588)  Aslında Mimarlık ve İnşaat mühendisliği henüz birbirinden ayrılmamış toplam bir disiplin iken ilk inşaat mühendisi 1586 tarihli bir Vakfiye'ye istinaden Mimar Sinan sayılmalıdır. Bkz. Evliya ÇELEBİ- Seyahatname  Edirne Selimiye Cami'si için Mimar Sinan'a atfen "M...

BOZKIRIN TEZENESİ NEŞET ERTAŞ

“Garip” mahlasını kullanan ve abdal geleneğinin 20. Yüzyıl temsilcilerinden Neşet Ertaş, 1938 yılında Çiçekdağı ilçesinde başladığı hayat mücadelesine müziğe ve halk edebiyatına kazandırdığı yüzlerce eserin tasavvufi hazzını yaşayarak nokta koymuş ve 2012 yılında gözlerini yummuştu. Ölümsüz eserleriyle, yaşam felsefesiyle halkın gönlünde hiç yummadı o gözlerini. Çocukluğunda başlayan müzik hayatı, kendi biyografisini kaleme aldığı eserinde şu şekilde dökülmüştü dilinden. “Dizinde sızıydı anamın derdi Tokacı saz yaptı elime verdi Yeni bitirmiştim üç ile dördü Baban gibi sazcı oldun dediler” Ustası, babası Muharrem Ertaş’tı. Ondan aldığı usta-çırak eğitimiyle ve Türkmen-Abdal geleneğiyle yoğrulan Ertaş ilk sazını bağrına bastığından beri hiç bırakmadı. Onun beslendiği kültürde saz çalmak, türkü söylemek sıradan bir uğraş değil, adeta ibadetti. Dadaloğlu’nun avazı, Karacaoğlan’ın beyitleri, Pir Sultan’ın deyişleri, Muharrem Usta’nın bozlakları… Beslendiği bu kült...

KIRŞEHİR'e YOLU DÜŞENLER

Kültür-sanat alanında verimli bir geçmişe sahiptir Kırşehir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin saçtığı tohumların  filizlendiği bir diyardır. Ozanların, şairlerin diyarıdır. Tıpkı Âşık Paşa gibi, Ahmed-i Gülşehri gibi, Âşık  Said gibi ve bin yıllık Abdal geleneğinin devamcısı ozanlar Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş, Hacı Taşan ve  yüzlercesi gibi… Kırşehir çok çeşitli düşünce ve sanat ortamından izler taşımaktadır.  Bu havayı soluyanların uzun süre terk edemediği bu kültür şehri aynı zamanda birçok edebiyatçıya,  siyasetçiye, şaire de ev sahipliği yapmıştır. Kimi zaman gönülden kimi zaman zorunlu sürgünlerle.  Evet, bir zamanlar sürgün edilen ‘ıslah’ olmaları için siyasi sürgüne uğrayan onca yazarımız, şairimiz  de bu şehirden geçmiştir. Kırşehir’de iki yıl siyasi sürgün dönemi (1945-1947) geçiren şair A. Kadir “Mutlu Olmak Varken”  kitabında anlatır sürgün anılarını. Yokluk ve parasızlık günlerinde burada kurduğu birkaç dostluğu  anlatır. Ve Halke...