Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim 1923’e dek bir yandan fiilen cephede savaşılmış, bir yandan da ilk Meclis çatısı altında ve ülke içinde çeşitli adlar altında hilafet, saltanat ve şeriat özlemi içinde olanlarla mücadele edilmiştir. Bu mücadeleden galip çıkan Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet’in kadroları, devrime rehberlik eden bir ideolojiyle kurdukları devlete damga vurmuşlardır. İşte o damga, halkın kendi kendini yönetirken hiçbir dine ve mezhebe, hiçbir dini otoriteye ayrıcalık tanınmayacağının beyanı olan ve herkese inanma ve inanmama özgürlüğü sağlayan laiklik ilkesi dir. Laikliğin bu topraklardaki tarihine geçmeden önce sıkça tartışılan bu sözcüğün kökenine inersek Latince “laicus” yani “ruhban olmayan” anlamından geldiği görülmektedir; Roma döneminde ruhban sınıfının dışındaki halkı, yani ruhban olmayanı tanımlar. Cumhuriyetçi fikirleriyle ünlenen Romalı devlet adamı Cicero (MÖ 106-43), hukukun laikleşmesinin temelini atmıştır. Kökeni Roma dön...
Sosyal paylaşım, yazılama, edebiyat, mühendislik tarihi vs.